Gamfed Türkiye Kitap Kulübü Sunar: İnfinite Game- Simon Sinek

”Büyük çoğunluğumuzun her sabah ilham alarak uyandığı, iş yerinde kendini güvende hissettiği ve günün sonunda eve tatmin olmuş bir şekilde döndüğü bir dünya inşa etmek bizim elimizde.”

Gamfed kitap kulübü olarak bu ay sizler için Simon Sinek’in  İnfinite Game  kitabını inceledik.

          ‘Infinite Game’, okuyucuyu sınırlı zihniyetinin iplerinden kurtulup olaylara daha geniş çerçeveden bakmasını gerektirecek sonsuz bir oyuna hazırlamayı hedefliyor. Sinek’ in yaşantımızda bizi sabote eden sınırlı zihniyetimize olan vurgusu ve eleştirisi, kitap boyunca oldukça güçlü hissediliyor. Öyle ki bu sınırlı zihniyet kurtulması kolay bir şey değil. Zira reddedilmeyecek kadar çekici, eğlenceli, heyecan verici ve bağımlılık yaratıcı. Bu açıdan bakıldığında kumar oynamak ile benzerliğini görebiliriz. Her kazanç ve her ulaşılan hedef vücudumuzda bir dopamin etkisi yaratıyor ve bizi aynı şekilde oyunun içinde kalmaya teşvik ediyor. Bu kırılması zor bir döngü. Bir kere kazanma duygusunu tattığımız an, bu zihniyetin tutsağı olmamak direnmesi güç bir savaş haline geliyor. Yoldan sapabiliyoruz, yanılıyoruz, açgözlülük, korku, hırs ve cehalet gibi duygulara ve çatışan çıkarlarımıza yenik düşüyoruz. Tıpkı her insan gibi. Ama güçlü olmamız ve sınırlı hedefler ve kazanımlar yerine sonsuz bir zihniyet çerçevesinde hayatımızı sürdürmemiz gerekiyor. Bu çok zor, ama imkansız değil.

Zira kitapta sınırlı zihniyetlerinin kuklalarını olmayı bırakan ve daha yüce bir arzuya hizmet eden birçok ileri görüşlü insanın yaşamlarından örnekler yer alıyor. Bunlardan en ilgi çekicisi, 1941- 1944 yılları arasında Nazi işgalindeki Leningrad da yaşamış olan botanist Nikolai Vavilov. Vavilov hayatını ve işini açlığı ve ortaya çıkabilecek ekolojik felaketleri önlemeye adamış bir isim. Onun bu idealizmi, o kadar anlamlı bir amaçtı ki dünyayı gezerek birçok farklı türdeki gıda mahsüllerini topladı ve daha dayanıklı tohumlar elde edebilmek için deneyler yaptı. Vavilov’ un bu çabaları, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir tohum bankası olarak ortaya çıktı. Öyle ki, St.Isaacs meydanındaki bu gizli tohum bankasına ulaşmak için Hitler adamlarını görevlendirdi.  Leningrad Alman kuşatması altındayken birçok tehdite ve aşağılayıcı davranışa maruz kalan Vavilov ve botanist ekibi, yerini kimsenin bilmediği tohum bankalarında çalışmalarını sürdürdüler. Bu ekip, açlığı sonlandırma ve ekolojik felaketleri önlemeye o kadar derinden bağlıydı ki, yemeyi reddettikleri binlerce tohum tarafından çevrelenmiş bir şekilde açlıktan öldüler. Vavilov bu bağlılıktan bahsederken: ‘Biz ateşe gireceğiz, yanacağız, ama inançlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.’ demiştir.

Sinek e göre benzer bir bağlılık, bize yaşamayı hatırlatan ve geçmişten gelen bir nedendir. Bir başlangıç hikayesidir. En önemlisi, kim olduğumuzun bir ifadesidir. Bu neden, gelecekle de ilgilidir. Nerede olduğumuzu tanımlarken, nereye gideceğimizi de hatırlatır. İçinde yaşamayı umduğumuz ve inşaasına yardım edeceğimiz dünyayı tanımlar.

Sizi sınırsız oyuna bağlayan ‘neden’ iniz aşağıda verilen elementlerin bir bütünüdür:

  1. Olumlu ve iyimser
  2. Kapsayıcı – Katkıda bulunmak isteyen herkese açık
  3. Hizmet odaklı – Başkalarının birincil yararı için
  4. Dayanıklı – Siyasi, teknolojik, kültürel değişimlere dayanıklı
  5. İdealist – Büyük, cesur, ve ulaşılamaz

Bu kitabı okuduktan sonra, ideallerinizin ışığında kendinizi adayabileceğiniz birçok amaç olduğunu göreceksiniz. Sizi sonsuz bir oyunun hedef odaklı ve vizyoner oyuncuları yapan şey de, yakın bulduğunuz amaç ya da amaçların peşinden giderek ‘sınırsız bir zihniyet’ benimsemeniz olacaktır. Aslında bizler fark ederek veya fark etmeyerek iki farklı oyunun içinde buluyoruz kendimizi ; Sonlu ve Sonsuz Oyun. Sonlu oyun aslında içinde kalmanın ve ‘kazanmanın’ belki de çok daha kolay olduğu bir oyun. Bu oyunun içindeyseniz eğer kurallara ve sınırlara aşinasınız demektir. Kendinizden başka bir şey düşünmezsiniz zira sizin için sadece kazanmak vardır o da oyunun bittiği zamana kadardır. Rakiplerinizi ve yaptıkları işlere dikkat bile etmezsiniz çünkü bunlar değersizdir. Sonsuz oyun ise her daim devam eder , burada belirli kurallar ve sınırlar yoktur. Ancak en önemlisi sadece kazanmak yoktur. Daha büyük bir amaca hizmet edersiniz ve bu sadece ‘siz’ den ibaret olmakla kalmaz. Burada kabul edilen size layık bir rakibin olduğudur. Bu rakip size ilham verir ve daha iyi bir noktaya gelmeniz için sizi cesaretlendirir. Siz aslında ‘sonsuz’ oyuna başladığınız anda gerçek anlamda ‘kazanmanın’ ne demek olduğunu görmeye başlarsınız. Elbette bu kısma geçmeyi başarabilmek zordur çünkü insanlar basitlik ve tekdüzelikten yanadır. Çoğu zaman aşina olunan sıra dışı ekip veya çalışma kültürlerinin olmadığı bir bakış açısıdır. Bu kültürdeki insanlar yeni düşünceleri kabul etmekten çekinirler, onlardan korkarlar. Lakin, oyunun her daim değiştiği bir çağda artık sınırlı düşünme yeni jenerasyonlara ulaşamadan sona eriyor. Bu sebeple aslında zihnimizi ‘sonsuz’ oyuna hazırlamanın zamanı geldi de geçiyor bile. Sonsuz oyuna başlamak için önce 5 gerekli adımı benimsemek gerekiyor.

Bunlar ;

1) Kendinize gelecekte var olmayan ancak sizin uğruna fedakarlık yapacağınız bir ‘amaç’.

2)İnsanların çekinmeden kendileri olacağı ve birbirlerine gerçekten güvenebilecekleri bir ekip.

3) Size layık ve sizi daha ileri götürmeye yarayacak bir rakip.

4) Koşullara ve durumlara göre ‘amacınızı’ inovatif kılacak bir esneklik.

5) Emin olmadığınız geleceğin daha iyi olması için risk alma isteği.

Bahsettiğimiz 5 adımı hayatınıza adapte etmeye başladığınızda büyük bir değişimden geçeceksiniz. Evet, bazen bu yoldan ayrılacak ve sonu olan oyunun cazibesine kapılacaksınız ama unutmayın ki bu isteği geri çevirecek kadar güçlü olmalısınız. Nasıl oynamayı seçersek seçelim, seçimimiz hakkında kendimize ve başkalarına karşı dürüst olmamız çok önemlidir çünkü seçimimiz hayatımızda dalgalanmalar yaratır.

Eğer içinde olduğumuz oyun için oynamaya başlarsak, hayatta kalabilir ve gelişmeye başlayabiliriz. Çünkü sonunda tutarlılık yoğunluktan daha hakim gelir. Ama şöyle bir şey vardır ki kimse sonucu ne zaman göreceğini bilemez. Sonsuz oyun ile beraber kendinizi bu dinamiğe alıştırmanız ve beklemeyi bilmeniz gerekir.

Biz oyuna başladığımız anda etrafımızdaki herkes kendi beklentilerini ve davranış şekillerini adapte etmeye başlar. Bu aynı zamanda onlara da takip edecekleri gelecek hakkında karar vermeleri açısından önemlidir. Ya birlikte oyunu kurallara göre oynamaya devam edersiniz ya da oyunu daha iyi oynayabileceğiniz bir kültüre yeni bir adım atarsınız

Oyuna devam edenler için, sonsuz oyunla girilen macera büyük çoğunluğumuzun her sabah ilham alarak uyandığı, iş yerinde kendini güvende hissettiği ve günün sonunda eve tatmin olmuş bir şekilde döndüğü bir döngü ile son bulur. İşte o zaman geldiğinde , oyunda sınırlı kurallara bağlı kalarak amaçsız devam etmek ve çalışmak yerine hayatımızda sonsuz oyuna doğru bir adım atarak başardığımız bu değişimi görebileceğiz ve gerçekten uğruna değer bir amaca hizmet ettiğimizi fark edeceğiz. Bu sebeple, sonsuz oyuna adım attığınız ve gerçek bir amaca hizmet ettiğiniz bir gün olsun.

Gamfed Kitap Kulübü

Related Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.