Gamfed Türkiye Kitap Kulübü Yazdı – LİDERLİK AKIŞ VE ANLAM YARATMA : GOOD BUSİNESS

“Hayat dediğimiz şey zaman içerisinde dikkatimizden süzülen deneyimlerin bütünüdür.”

Bir öğretmen olarak derste yaşadığım şeyin tanımının “Akış” olduğunu Mihaly Csikszentmihalyi’yi tanıdıktan sonra anladım. Bazı günler beni strese sokan düşüncelerle bazen de sağlık sorunlarıyla işe gidiyorum. Tabii ki her gün aynı olumlu duygularla işe gidemez insan. Kötü başlayan günlerin kötü geçeceğine olan inancım tam olurken bir bakıyorum ki gün bitmiş ve çantamı alıp okuldan çıkıyorum. Ne oluyor o derslerde?

Öncelikle tüm dikkatimi yaptığım işe veriyorum. Sadece ve sadece öğretmen oluyorum; adımın, yaşamımın, sorunlarımın önemi kalmıyor. Ardından yeteneklerimi en üst düzeyde sergileyeceğim paylaşımlarda bulunuyorum öğrencilerimle. Çoğunlukla da işim zor oluyor. Otuzdan fazla gencin dikkatini çekmek, onları motive etmek, anlattığım şeyin sadece sınav için önemli olmadığını kavramalarını sağlamak ve en önemlisi de onları eğlendirmek ve mutlu etmek… Onların gelişimini ve haz almalarını gözlemlemek beni daha çok motive ediyor ve artık önümde hiçbir engel kalmayacak şekilde akışa kendimi kaptırmış oluyorum. Çoğu zaman zamanı unutuyorum ve ders bitince de yaşadığım hazza şaşırıyorum. Yedinci yılımı bitirdiğim mesleki geçmişimde her zaman bunu yaşadığımı söyleyemem. Yıllar geçtikçe aldığım haz arttı çünkü her gün yeteneklerimi daha çok geliştirdim. 

Csikszentmihalyi, iş hayatından herkesin ilgisini çekecek ve hem iş hayatına hem de gündelik yaşama dair değindiği noktaları ile sizde etki bırakacak bir kitaba imza atmış. 1975 tarihinde kendisi tarafından adlandırılan “Akış” deneyimini özel olarak iş insanlarına daha mutlu ve başarılı bir çalışma yaşamı oluşturmalarına yardımcı olmak üzere zenginleştirmiş. Çalışan bütün insanların okuyup mutlaka çok şey öğreneceği bir kitap olan Good Business’ın dili akıcı, açıklayıcı ve basittir.

İş hayatında ilk akla gelen motivasyon öğeleri olarak para, güvence ve konforun aslında mutlu olmamıza yetmediğini ve akış deneyimini yaşamamız gerektiğini tüm kitap boyunca dile getirmiş. Verdiği örnekler vizyon sahibi liderlerin cümleleriyle olduğu gibi aktarılmış. Onların deneyimlerini ilk ağızdan dinlemek anlatımı değerli hale getirmiş. Csikszentmihalyi‘ye göre onların başarılarının sırrı ise adil ve gelişen bir toplum için çalışmayı bir vizyon olarak benimsemelerinden kaynaklanmaktadır. Hayatta yaptığımız işlerin, para kazanma şeklimizin ve yaptığımız işin sonucunda ödüllendirmelerimizin hayatı heyecan verici ve akışta yaşamamız ile bağlantılı olduğundan bahseden psikolog, şu sorunun önemini vurgulamaktadır: “İnsanlığın iyiliğine katkım nedir?” Bu soruya verecek bir cevabınız yoksa, bu kitabı okuduktan sonra mutlaka kendi doğrunuzu bulacaksınız.

Csikszentmihalyi, akışı yaşayabilmek için ilk şartın kişinin kendini güçlü ve zayıf yönleri ile tanıması gerektiği olduğunu belirtmiş. Çalışırken haz almanın en önemli şartlarından biri ise akış deneyiminin temelini oluşturan yetenek ve zorluk derecesinin uyum içinde yükselerek ilerlemesidir. Yeteneklerimiz kapsamında en üst seviyedeki zorlukta işi yaparken mutlu oluruz, zevk alırız ve özgüvenimiz artar. O zor iş, yeteneğimizin dışında ise kaygılanırız; yeteneğimiz olan işte basit bir şeyle uğraşırsak da sıkılırız. Bu dengeyi ayarlamak iş hayatında çok önemlidir. 

Yaşadıklarımı bu kitapta okurken her şey kafamda daha net oturdu. Ben akışı hayatımın her anında yaşayamıyorum. Ama yaşayabilirim. Adımlara dikkat ederse herkes yaşayabilir. Csikszentmihalyi’ye göre haz duyduğumuz, akışta olduğumuz zaman şu sekiz koşul gerçekleşmiş olur: net hedefler, anlık geri bildirim, fırsat ve kapasite arasındaki denge, derin konsantrasyon, içinde bulunulan anın önemi, kontrollü olmak, değişen zaman algısı ve yok olan ego. 

Akışın gerçekleşmediği iş yerlerini hepimiz iyi biliriz. Ya bir şekilde oralarda bulunmuşuzdur ya da etrafımızda çalışan mutsuz insanlar vardır. Her akşam eve geldiğinde işinden nefretle bahseden ve fırsatı olsa asla çalışmayacak insanlar her yerde var maalesef. 21. Yüzyılda çoğumuz para kazanmak zorunda olduğumuz için çalışıyoruz. Ama o işte devamlılığı mutlu bir şekilde sağlamak için para yeterli değil.

İş yerinde mutluluğu yakalamanın yollarını, hayatın anlamlı olması için yapılması gerekenleri ve bütün bunlarda liderlerin rollerinden ayrıntılı bir şekilde bahseden Csikszentmihalyi, akışı yaşayabilmek için ilk şartın kişinin kendini güçlü ve zayıf yönleri ile tanıması gerektiği olduğunu belirtmiş. Çalışırken haz almanın en önemli şartlarından biri ise akış deneyiminin temelini oluşturan yetenek ve zorluk derecesinin uyum içinde yükselerek ilerlemesidir. Yeteneklerimiz kapsamında en üst seviyedeki zorlukta işi yaparken mutlu oluruz, zevk alırız ve özgüvenimiz artar. O zor iş, yeteneğimizin dışında ise kaygılanırız; yeteneğimiz olan işte basit bir şeyle uğraşırsak da sıkılırız. Bu dengeyi ayarlamak iş hayatında çok önemlidir. Mutlu çalışanları olan işyerleri bu formülü çözüp uygulayanlardır. Tabii mutlu çalışanlar olmak da bizim elimizde.

Mutluluk için akışı keşfetmeliyiz. Csikszentmihalyi, akış adımlarını çok güzel anlatıyor, ona kulak versek yeter. 

Etrafımızdaki böyle insanlara “Good Business” kitabını önerip kendileri için bir şeyler yapmalarını sağlayabiliriz. Ayrıca vizyon sahibi liderleri kendimize örnek alabiliriz. Bu insanlar başarıyı, başkalarına yardım etmek ve bununla uğraşırken de kendinizi mutlu hissetmeniz olarak tanımlamış. Csikszentmihalyi’nin adlandırdığı, bu insanların beş ortak özelliği hepimizin yapabileceği şeyler: iyimserlik, dürüstlük, zorluklara karşı koymak, empati, meraklı olmak ve öğrenme arzusu. Bunları gerçekleştirebilmek için sadece istemeniz yeterli.  Csikszentmihalyi‘ye göre onların başarılarının sırrı ise adil ve gelişen bir toplum için çalışmayı bir vizyon olarak benimsemelerinden kaynaklanmaktadır. Oysaki çoğumuz başarı için maddi karşılıklar arıyoruz hayatta.  Hayatta yaptığımız işlerin, para kazanma şeklimizin ve yaptığımız işin sonucunda ödüllendirmelerimizin hayatı heyecan verici ve akışta yaşamamız ile bağlantılı olduğundan bahseden psikolog, şu sorunun önemini vurgulamaktadır: “İnsanlığın iyiliğine katkım nedir?” Bu soruya verecek bir cevabınız yoksa, bu kitabı okuduktan sonra mutlaka kendi doğrunuzu keşfedeceksiniz.

Mutluluk bizi bulmayacak. Biz, onu bulup hayatımızın içine sokmadıkça… Akışta kalan mutlu çalışanlar olmanız dileğiyle…

Gülbin Güney Demirdöken

0